News Europe ..::.. Avrupa Haber | Yazarlar

Milliyet ya da Üvey Evlat'ın Ölümü

09 Mayıs 2010, 00:05

Öksüzlük annesizlik, yetimlik babasızlık anlamına gelir. Üvey evlat ise her ikisinin yoksunluğu anlamına...

 

Türk toplumunun ve genel olarak Asyalı toplumların temelinde şeklen değil, esas olarak aile vardır. Aile zaman zaman her türlü kurumdan önde gelir. Devlet de aileden önce gelmez. Kurulan şirketlerden, bir insanın iş buma şansına değin her şey “aile” ilişkisinden geçer. Baskındır. Bu her toplumda böyledir elbette, ama bazı toplumlar bu “sistemi” ya da “değeri” çeşitli sosyo-politik nedenler ve tarihsel serüvenleri bakımından bir sıra öne çıkartırlar.

 

O nedenle aile konusunda üretilen sözcük ve deyimlerin haddi hesabı yoktur. Milliyet’i de genel anlamda medyanın ama özel anlamda Doğan ailesinin bir üyesi olduğunu düşünebiliriz. Bu gazete, tarihi serüveninde zaman zaman ülkenin en belirleyici, gündem yaratan ve başa güreşen ana medya unsurlarından biri olmuştur. Bu nedenledir ki bu aileden Avrupa’ya çıkan iki günlük haber gazetesinden biridir.

 

Ancak son dönemlerde Milliyet’in gemiden ilk atılacaklar listesinde sıkça adı geçiyordu. Bu iddialar gazetenin Avrupa’daki konumuyla da paralel konuşuldu durdu. Gazete gemiden atılmadı. Ancak geminin Avrupa kısmı olan Kuzey’e bakan güvertesinden kovuldu. Avrupa Milliyet, Doğan Medya Grubu içinde üvey evlat muamelesi görmenin bedelini ödemiş oldu.

 

Hürriyet’in gölgesinde kalan ve öncelikleri Büyük Kardeş’in önceliklerine göre sıralanan Milliyet, kendi kanalını açma sıkıntısına düşmekteydi. Kendi rekabetini, kendi pazarını, kendi medya macerasını yaratma sorunu yaşadı. Milliyet’in bu trajik kişiliği, kendi başına yürümesini engelleyen kurumsal ve kavramsal tutuculuk sonunda onu Avrupa piyasasından el çektirmeye götürdü. Milliyet kendi kaderini kendi tayin edemeden bu sona geldi. Bu işin medya polilikası ile ilgili bir yansımasıdır ancak başka konular da var.

 

Avrupa Türk Toplumu genel anlamda 50 yıllık göç tarihine rağmen kendini sivilleştirememiştir. Burada kelimenin her iki anlamını da düşünmek gerek: Hem Türkiye ile olan ebeveynlik hem Almanya ile olan ilişkisi... Türk toplumu “bekleyen, yakaran, irade koyamayan, kurumsal ve nitel olarak gelişme açısından eksik ve dağınık olan bir toplum yapısı sergilemektedir. Bir anlamda “üvey” kişilikli olmuştur. Avrupa’da son yıllarda üçüncü kuşak, orta sınıf ve deneyim kazanan esnaf karakteriyle küçük ekonomi sınıfı az da olsa başının çaresine bakmayı öğrenmeye başladı. Şimdilik gözler bu kesim ve sınıflarda. Acaba Türk toplumunun seivilleşmesi, yani kendi başına kendi amaçları doğrultusunda modern toplum davranışları kazanması mümkün olacak mı?

 

Fakat gecikmiş bir olay var. Almanya ve Avrupa’daki Türklerin bu yeni gelişen özelliği bir başka olguyu ortaya çıkarıyor. Süreç onları topluma entegre ettiği ölçüde ana dilleri giderek folklorik ve menevi bir düzeye indirgeniyor. Medyanın okur kaybetmesi yanında Türkçe temelli birçok kültürel çalışma da yavaş yavaş “Bye bye hepiniz” demeye başladı. Zemin farklılaşırken tüm dışlanma ve kendini koruma saiklerine rağmen toplumdaki yapı da değişiyor. Gazeteler de buna paralele olarak okur kaybetmeye ya da mevcut okur potansiyelini inatla elinde tutmaya çalışıyor.

 

Bir başka önemli nokta, her şeye rağmen Türkçe dili ile yapılan faaliyetler ve yayınların kendi sivil toplumu tarafından taşınmamasıdır. Almanya’da 300’e yakın dernek, on binlerce genç eğitimli nufüs, binlerce üniversiteli, sonradan göçen ve yeni birinci, ikinci kuşaklar olan onbinlerce insan var. Okuma yazma bilmeyeni yok bunların. Peki, buna rağmen Türkçe neden tüketilen bir şey olamıyor? Can alıcı soru budur.

Kaç dernek, kurum, eğitimli kişi ya da grup kendi birinci dili olan dilde üretildiği halde tüketilmiyor? Bir bilinç, toplumsal ortak payda ve modern toplumlardan kalma da olsa bir örgütlü davranış göstermeiyorlar. Zaten dernekler zaman içinde sivil toplum olmaktan proje üreten ve varlığını buna bağlamış statükocu kurumlara dönüşüyor. Bu konuda timsah gözyaşları dökenler var ancak adım atanlar yok denecek kadar az. Bu gerçekliğin arkasında duran herhangi bir “güç” de yok zaten. Devletler işin diplomasisi ile ilgilenmekten öte geçmiyor.

 

Önemli bir nokta ise meydanın kendi zeminini kaydırması. Medya günümüzde “taraf” olarak genel ekonominin bir paçası ve orada Pazar şartlarına ugun politikaların bir unsuru olmaya doğru evrildi. Klasik gazetecilik günümzde tükenmek üzere. Haberlerin büyük bölümü PR Ajansları’nın ve haber ajanslarının geçtiği bültenlerden oluşuyor. Bu bakımdan da medya haber içeriği olarak neredeyse aynı servisi sunuyor.


Manşetlerdeki farkılılık bu gerçeği mantık olarak değiştirmiyor.Okurların bu tür bir anlayışı değiştirecek herhangi bir güçleri yok. Bir gazete beş redaksiyon çalışanı ve beş matbaa görevlisi ile çıkartılabilecek durumda. Karar verici üç kişi bir büyük gazeteyi piyasaya sıkıntı çekmeden sunabilir. Bu da okura ve gündeme olan etkinin azalması anlamına gelir. Okur da “hepsi aynı” imajını kabullenip medya tüketicisi olmaktan ya uzaklaşıyor ya da medyada tükettiği şeyin daha çok magazinel yanıyna eğilim gösteriyor.

 

Son bir nokta ise, üzerinde ayrıca durulması gereken “internet fenomenidir.” İnternet yeni bir sunum, tüketim ve algı biçimi yarattı. Buna hız faktörünü de eklersek, kolay, ucuz ve tatminsiz bir tüketimin aracı haline gelebiliyor. Gazetelerdeki hayata soluk aldıran ve zamanı bir güne yayan şeklin yerini “bır tık”a indiriyor. Yaygın, hızlı ve çabuk tüketilen internet bu yazıda olduğu gibi uzun metinlere şans tanımaz.


Gazete bu medyuma karşı mevzu ve mevzi kaybetmiştir. Buraya kadar yazlılanları toparlarsa genelde medya özelde Milliyet bir tarihin Türk toplumu özelinde değiştiğinin de göstergesi, kanıtı oluyor. Her şeye rağmen kendi kişiliğini yaşaması için kendi ekonomisini, kendi macerasını, kendi yolunu kurma şansı verilmeyen bu gazete, şartların ve değişen dünyanın değil, önce ve öncelikle kendine biçilen gömleğin kaderini yaşadı. Üvey evlat durumuna getirilmekti bu.

 

 

News Europe ..::.. Avrupa Haber
 News Europe ..::.. Avrupa Haber internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları News Europe ..::.. Avrupa Haber Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
Etkinlik Takvimi
 
Platform-Sağlık
 
Canlı TV

 
VİDEO GALERİ
 
YAZARLARIMIZ
NEWS-EU
İtalya bu soruyu soruyor: Köprülerimiz neden çöküyor?
BASINDAN
Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı ırkçı mı olacak?
Egemen Cantürk
Yahudi kanı ve Türk teri ile sıvanmış bir ülkenin tarih önünde hesaplaşması
Erdem Nedim
TÜRKÇE'DEN UTANMAYINIZ
Mesut Hastürk
Arjantinlisin Arjantinli Kal 2:
 
FOTO GALERİ
 
Twitter
 
E-Konsolosluk
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 

Bagimsiz Haber Portalı. Haberler ve Resimler İzinsiz Kullanılamaz.

Adres : News-Eu.com Skalitzerstr 134 10999 Berlin / Germany
Tel :+49 30 212 957 99