News Europe ..::.. Avrupa Haber | Yazarlar

Adalet ve Fenerbahçe

25 Ağustos 2011, 14:29

Hikayeyi biliyorusnuz. Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nden men edildi. Bu acil ve şaşırtıcı karar aslında tezgahın öne alınmasıydı. Ama benim için başka anlamları da oldu. Şöyle ki:

Adalet vicdan gibi hassas bir terazidir. Kırılsa onarmak zordur, yanılsa telafi etmek. Adalet aşk gibidir. İhanetle yerle bir olur, bir gülümseme ile hayat yeniden doğar küllerinden. Adalet güneş gibidir. Bütün canlılar alemi onun etrafında dönen mevsimlerin barınaklarında hayat bulurlar.

Adalet duygusu bir kez kırıldı mı, hiçbir şeye benzemez. Kanserden beterdir. İnsanın ruhundan çizilip yaralandığı andır. Hiçbir güç ve hiçbir erdem onun bu kırıklığını gidemez. Adalet kalp gibidir, vicdan gibidir, izan ve irfan gibidir. Belki de hepsidir.

Adalet duygumuz zedelendi. Dünyada seri katillere uygulanan adalet bile bizim şu memlekette yaşadığımız adaletten bin kat üstün. Oysa adalet kelimesini kültürel köklerinde taşıyan bir milletten bahsediyoruz. Adalet duygusu  çoktan kırık, vicdanı kirli, dili dolaşık, aklı karşılık, ürkek, çıkarcı, yaranmacı, işbirlikçidir...

Fenarbahçe vakıası adalet duygusunun nasıl paramparça edildiğinin bir örneğini ortaya koydu. Baştan ayağa bu işe burnunu sokmuş cümle aleme karşı adalet isyanı içindeyiz. Adalet derken aklanma peşinde değiliz. Şikesi olan cezasını çeksin. Biz adaletten bahsediyoruz.

Biz sonu önceden hazırlanmış bir tezgahtan bahsediyoruz. İhanet çetelerinden ve bunu bir yaşam biçimi sayan kurumlardan, klüplerden, şahıslardan bahsediyoruz. Anında işbirlikçi... Fenerbahçe’nin o sona doğru nasıl sürüklendiğini görüyoruz. Planlı, dört bir koldan.. Ahtapotun kolları çalışıyor. Ezeli rakip ebedi dost yalanları bir bir ortaya çıkıyor. Salya sümük herkes eline teneke almış çalıyor: Şike! UEFA! Fener Kümeye! Fener kapatılsın! Nihahahaha... Salya sümük...

Bu kulübü lig başlamadan küme düşürmeyen alçaktır! Fenerin kapısına kilit vuran bizim de kalbimize kilit vuracaktır. Feneri yakan ona saygımızı, bağlılığımızı da ilelebet yakacaktır. Bizi Fener’den eden, kendinden de edecektir. Lanet edeceğimiz kişi, kurum ya da merci odur. Onlardır. Bu iş burada bitmemiştir, bitmeyecektir... 

Çünkü bu bizim kimliğimizin, çocukluk hayallerimizin, kişiliğimizin bir parçasıdır. İster defolu ister defosuz. İnsan ondan doğum lekesi gibi kaçamaz. Kaçmamalıdır da.

Fenerbahçe kıyıma uğruyor. Hangi eller bu tezgahın içinde belki açıklanmayacak. Görülecek söylenmeyecek. Anlaşılacak ama fısıldanamayacak. Kesin olan şu: Bu adaletsizlik mekanizması Fener’i öğütmekte, hem de işkence yaparak.

Bu adaletsizlere şunu demek zor mu?
Kupalarınızı alın ... şey olun gidin demek! Bunun için ne kadar zaman geçecek daha? Alın 17 tenekenizi def olun!


Alın tatlı ve Acıbademleri siz yiyin. Alın  Arenaları siz oynayın. Alın sömürge valilerinin elini eteğini siz öpün. Bu bir Feneri gömme ayinidir.  Ahmet Çakar diyor „Birileri UEFA’ya fısıldadı. BJK ve Trabzon ceza almayacak, bu kesin. Fener alacak. Bunu şimdiden dediler“ Bence bunu bilenler 10 ay öncesini de biliyordu. Hatta 15 ay öncesini de. Bunu bilenler ligi şikeli oyanttık, kupayı verdik, şimdi de alıyor diyor! Şike tespit edilince ligi kurtarmayanlar, lig bitince bu işe soyunanlar neyin peşinde? Ya bu bir düzmece, ya da bir oyunun parçası. Bu şikeden daha beter değil mi?

Artık içimdeki adalet duygusu kırılmıştır. Saygım bitmiş, inancım çökmüştür. Şeytan konuştu ve olay kapandı. Şeytan „İpinizi çektim!“ dedi. İsmi önemli mi? Aydınlar mı? Karanlıklar mı? Sömürge valileri mi? İçimizdeki UEFALI'lar mı? Bilmem. Ben şunu biliyorum: Futbolun şerefi kalmadı. Fener gitti diye değil, nasıl ceza verilmeden işkence ile mahkum edildi diye. Tek tek kopartarak, ısırarak, salya sümük akıtarak. Şeref gitti, haysiyet gitti, leş kargaları geldi. Gözünüz Aydınlar.

Önemli mi? Milan 2008 yılında İtalyan Ligi’nden düşürüldü. Tahkimle geri çıktı. Sekiz puanı silindi. Şike yaptığı tescillendiği halde Şampiyonlar Ligi’nde oynadı, o sene bir de Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu. Porto şikeden mahkum oldu, UEFA’da yoluna devam etti. Beşiktaş'ın teknik direktörü ve Asbaşkanı tutuklu. Trabzon'un başkanına yurt dışı yasağı var(dı. Apartopar UEFA kararıyla beraber hemen kaldırıldı!!!).  Federasyon „Şike kararı almak için kanaat oluşturacak belge yok“ dediği halde UEFA denen kurumun arkasına sığınarak, hatta tehdit edildiğini bile iddia ederek (Yoksa Türkiye 8 yıl ceza alabilirdi yalanı) Fenerbahçe’yi infaz etti.

Bu karar kadar, bütün yargı süreci de çelişkiler ve yanlışlarla, erken infaz çabalarıyla dolu. Buna bir de rakip takımların efendi kılıklı goygoycu medyasını ekleyin... Hepsi yargısız infaz ekibi gibi çalıştı. Şikden daha büyük suç işlediler. Mahkemeye çıkmadan daha nezarette mahkumiyet istediler! İtham edilenlerin özel görüntüleri (polis kaydı) aynı gün TV’lerde, sanık kafa resimleri (yine polis) gaztelerde yayınlandı. Konuşma tabları goygoycu medya mensuplarınca köpürtülerek ifşaa niyetine yayınlandı. Bazı yalakçı gazeteciler gün gün saat saat kimlerin başına ne geleceğini önceden yazdı ve yadıkları oldu. Tezgah değil de nedir bu?

Ve Federasyon denen tek dişi kalmış Canavar: Yiğit Bulut sizin ne durumda olduğunuzun resmini çok iyi çiziyor. "Sonuç: Fenerbahçeli değilim, asla bir takımı tutmadım ve sempatizanı bile olmadım... AMA insanım ve bakan gözlerim, duyan kulaklarım, düşünen bir beynim, en önemlisi vicdanım var! YABANCILAR istedi diye kendi değerlerini korku-acele içinde ezen Türk bayrağı taşıyan kurumlara asla tahammül edemem! UEFA öyle dediyse ve sen de sana “yap denene kadar” içeride karar verip gereğini yapmadıysan; SANA DÜŞEN UEFA’ya “ONE MİNUTE” demek ve “sonuna kadar” Türkiye adına direnmektir... Türkiye öyle tehditlerle, şantajla korkutulacak, baskı altında istediği yaptırılacak bir ülke değildir!"

Adalet? Yok be kardeşim, o bir parti adıydı, onu kapattılar biliyorsunuz. Nasıl ki Vefa bir semt idiyse. Gözünüz Aydınlar! İşkence aletinde dayanmak bu kadar. Ligden düşürmek zorundasınız artık bu takımı. Şampiyonluğuna leke sürüdnüz, oynatamazsınız. Bana gelince, Fenerbahçeliliğim sizin Galatasarlılığınızdan, ötekinin bilmem ne partililiğinden daha az bir şey değildir. Ülkem var derken Fenerbahçesiz bir ülkem var demiyordum hiç. Fenarbahçe yoksa benim daha az ülkem var, belki de çok çok az, çok çok az...

Not: Ali KOÇ'un Federayon denen Sömürge Kurumu'ndaki, Türkiye Fitne-Fücür Federasyonu'ndaki girişimlerini haklı buluyorum.


News Europe ..::.. Avrupa Haber
 News Europe ..::.. Avrupa Haber internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları News Europe ..::.. Avrupa Haber Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
Etkinlik Takvimi
 
Platform-Sağlık
 
Canlı TV

 
VİDEO GALERİ
 
YAZARLARIMIZ
NEWS-EU
Bosna gerçekten özgür müdür?
BASINDAN
Millî olmak ‘aptallık’ mı?
Egemen Cantürk
Yahudi kanı ve Türk teri ile sıvanmış bir ülkenin tarih önünde hesaplaşması
Erdem Nedim
TÜRKÇE'DEN UTANMAYINIZ
Mesut Hastürk
Arjantinlisin Arjantinli Kal 2:
 
FOTO GALERİ
 
Twitter
 
E-Konsolosluk
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 

Bagimsiz Haber Portalı. Haberler ve Resimler İzinsiz Kullanılamaz.

Adres : News-Eu.com Skalitzerstr 134 10999 Berlin / Germany
Tel :+49 30 212 957 99