News Europe ..::.. Avrupa Haber | Yazarlar

Yaşlı Almanya, sus artık!

29 Haziran 2010, 21:52

Irkçı düşünce Almanya’nın eski bir fikir hastalığı. Almanya Nazizm’in hem Avrupa hem Alman halkına verdiği büyük zarardan sonra insanlık suçu olarak tarihe geçti. Soykırım suçuyla tarihte yerini aldı.

 

Ancak Almanlar bu tarihle açık bir hesaplaşma yaşamadı. Bir dönem 68 kuşağının aklından geçmiş de olsa toplumun kurumsal ve kültürel kimliğinde sorgulanmadı. Almanya savaştan yenilen ve başkalarının şekillendirdiği bir demokratik kültüre “zorunlu” bir geçiş yaptı.

 

Bu geçişi yaparken bir ceza olarak algıladığı Nazi dönemiyle fikren hesaplaşmadı. Bir tabuya, bir bilinç baskısına tabi tutarak bu travmayı atlatmaya çalıştı. Ancak olmuyor. Hesaplaşmak yerine bastırmak, kendi öğrenmek yerine başkalarının dizaynı ile yola koyulmak yetmiyor.

 

Açık açık Nazizm’in insanı mekanik bir mantıkla sınıflandıran, pozitivist dünya görüşüne dayalı kaba sosyal milliyetçiliği bir kültürel, ideolojik sorun olarak ele alınmadı. Bu kötücül ideolojinin sadece NAZİ dedikleri siyasi bir dönemini, bir kimliği, bir miti, bir siyasi formatı tabu ve yasak ilan ederek işin içinden çıkmayı denedi. Biz buna SARRAZİNİZM diyebiliriz artık…

 

Kaba pozitivizmin kökenlerine inilmedi. Bastırılmış milliyetçilik bir düşünce biçimi olmayı sürdürdü. Yasağın gölgesinde mantar gibi bitmeye devam etti. Bunlar olurken Almanya hızlı toplumsal hareketlere cevap vermekte de sorun yaşadı. Örneğin 20 yıl sonra iki Almanya’nın birleşmesi hala tek Almanya duygusunu yerleştirmedi. Örneğin eski Sovyetlerden gelen iki milyondan fazla “Alman vatandaşı” ile dokular uyuşmadı. Hala ülkede 50 yıllık göç olgusuna rağmen “Göçmen işçiler” yabancı muamelesi görmeye devam etti.

 

Görüldüğü üzere Almanya savaş sonrası kısa ve genç tarihinde bu kadar çok sosyal değişime cevap üretmedi. Kimlik bunalımını bir çocukluk hastalığı olarak taşıdı ve taşıyor. Bu bunalımın altında tek “sağlam” kimlik olarak duran o hesaplaşılmamış milliyetçilik anlayışı. Çünkü bu anlayış Napolyon işgalinden bu yana, 1800 başından beri Almanya’nın genlerine işlemiş en eski formattır.

 

Bu nedenle eski ve yaşlı Almanya tüm yasak ve tabuların altında inançla bu kimliğe sarılmayı “kendini tanımlama biçimi” olarak sürdürdü. Oysa dünya hızla ve her on yılda bir radikal bir şekilde değişmesini sürdürdü. Öyle ki, dünya iletişim, ulaşım, işgücü ve sermayenin saniyelerle yer değiştirdiği bir küresel köy haline gelirken bile bu kimliğe sarılmayı sürdürüyor.

 

Göç olgusu da bundan elli, yüz sene öncekinden farklı. Bir insan ömrüne birden çok ülkede yaşama seçeneği sığabiliyor. Bir insan istediği ve başardığı anda yer değiştirme şansı bulabiliyor. Almanya bu nedenle yılda 700 binden fazla insanı göç nedeniyle kaybedebiliyor. Giden ve gelen arasında bazen gidenin öne geçtiği bir hareket yaşanıyor.

 

Tüm bunlara rağmen Almanya’da kurumlar ve siyasetçiler tabuların koruması altında kalmış milliyetçiliği hala “tatlı bir uyku” gibi seviyor. Yaşlanan Almanya tutunacak dal olarak bu kimliği sevmekle kalmıyor hortlatmaya kalkıyor.

 

Dikkat edilirse hortlatanlar da Almanya gibi yaşlı Alman siyasetçi ve hantal Alman kurumları. Yabancılar polisi, Sosyal Daire, Gençlik Dairesi, vatandaşlık Dairesi… Daireler… Kısır döngüler… Sarrazin yaşlı bir adam. Heinz Buskowsky yaşlı korkak bir adam. Trapp yaşlı bir adam. Yaşlı Almanya korkuyor. Eski düşünce formatlarına sarılıyor. Tabuların altından kazınan fikir saçmalıkları 19. yüzyıl hortlakları olarak medya ve siyaset üzerinden sokaklara salınıyor. Almanya çağını yine anlayamıyor, yarasını kaşımaya çalışıyor.

 

Almanya’nın nüfusu değişiyor. Gençleşmesinin yolu göçmenlerden geçtiği gibi, çalışan nüfus ihtiyacı da gençleşmeden geçiyor. Almanya’da doğan her dört çocuktan birinin göçmen kökene sahip olduğu biliniyor. Almanya bu çocukları sevmeyi bilmiyor.

 

Almanya dünyadan kendisine en akıllı, en üstün, en zeki, en yetişmiş, en Alman olmaya müsait insanlar istiyor. Akıllı insanlar, çalışkan, sırtına vur ekmeğini al. Fakat onlara öyle şartlar söylüyor ki tek bir aklı başında Allah’ın kulu gelmiyor. Geleni bırakın, Almanya’da aklı başında çoğu yetişmiş nitelikli insan bir yolunu bulup kaçıyor.

 

Almanya çocuklarını sevmeyi bilmiyor. Yaşlı Almanya dünyayı anlamıyor. Dönüp 200 yıllık fikirlerin paradigmasına sığınıyor. Ölçüp biçerek, insanı bir malzeme, bir mekanizmanın işlevsel bir parçası olup olmadığına bakarak sınıflandırıyor. Sınıflandırdıklarına da “Made in Germany” yamaktan korkuyor. Hem kendi sınıflandırıyor hem kendinden saymıyor. Bu Almanya’nın çocukluk hastalığıdır. Yaşlı Almanya’dır. Yaşlı Almanya her geçen gün daha fazla hortlamak istiyor.

 

Oysa Almanya’nın yeni yüzü Avrupa, genç ve yaşanabilir bir ülke olmasına bağlı. Anlamıyor. Yaşlı Almanya konuştukça çocuklar yanlış büyüyor. Onlar konuşsun. Sus artık yaşlı Almanya, sus…

News Europe ..::.. Avrupa Haber
 News Europe ..::.. Avrupa Haber internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları News Europe ..::.. Avrupa Haber Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
Etkinlik Takvimi
 
Platform-Sağlık
 
Canlı TV

 
VİDEO GALERİ
 
YAZARLARIMIZ
NEWS-EU
İsrail savaş suçu işliyor
BASINDAN
Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı ırkçı mı olacak?
Egemen Cantürk
Yahudi kanı ve Türk teri ile sıvanmış bir ülkenin tarih önünde hesaplaşması
Erdem Nedim
TÜRKÇE'DEN UTANMAYINIZ
Mesut Hastürk
Arjantinlisin Arjantinli Kal 2:
 
FOTO GALERİ
 
Twitter
 
E-Konsolosluk
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 

Bagimsiz Haber Portalı. Haberler ve Resimler İzinsiz Kullanılamaz.

Adres : News-Eu.com Skalitzerstr 134 10999 Berlin / Germany
Tel :+49 30 212 957 99